15 Ocak 2013 Salı

yalnızlık ömür boyu.



Yazıp sildiğim bütün yazılarda yalnızlıktan bahsetmiştim oysaki, yalnız kelimeleri birbiri ardına sıralayarak yalnızlıktan kurtardığımı var sayarak mutlu olmuş; içimdeki kalabalık yalnızlıktan biraz olsun uzaklaşmıştım.

Neden bir çok insandan daha şanslı olduğu halde kendini mutsuz, huzursuz  hisseder ki insan?
Elindekiler için şükretmek yerine neden hep bir şeylerin eksikliğini hisseder?
Yalnızlıktan korktuğu halde neden etrafındaki herkesten soyutlar kendini?
Yalnızlık öyle göreceli öyle ucu bucağı olmayan ele avuca sığmayan yaramaz bir duygu ki. Sizi nerede sarıp sarmalayacağı nerede yüz üstü ama mutlu bırakacağı belli olmuyor çoğu zaman. Yalnızlıktan zevk duyan insanların acizliğini de gördüm bu hayatta yalnızlıktan korktuğu için en olmadık limanlara saklananları da.
Aslında her şey onu kabullenmekle başlıyor; korkular kayboluyor soğuk karanlık odalardaki gölgeler yerini güneşin sıcaklığına bırakıyor. Yalnızlık paylaşılmıyor ne yazık ki. Bizimle birlikte doğuyor, bizimle birlikte yaşıyor.







1 yorum: