Dostluğumuz yıllar önce lisenin ilk günü birbirimizi ilk gördüğümüzde başlamıştı. Aynı sınıfı, aynı sırayı paylaşmadık sadece dostluğu, arkadaşlığı, sevgiyi, hayatı paylaştık.
Hayatımın bütün önemli, önemsiz detaylarını bilirdi. Son yıllarda çok sık görüşemesek de görüştüğümüzde hep kaldığı yerden devam ederdi arkadaşlığımız.Ara ara çekişirdik tabi birbirimizi hep kızdırıp sonra dayanamaz barışırdık. Kan bağımın olmadığı tek kardeşimdi.Tek dostumdu.
Hastalığının her evresinde yanında olamadım belki ama öğrendikten sonra hep yanındaydım ve o hep dualarımdaydı. Öyle de kalacak.
Sıcacık gülüşü insanın içine işlerdi, duruşu, tavrı hep bambaşkaydı.Annemle babam onu hep bana benzetirdi kızım derdi duyduğunda kendi kızıymışcasına üzüldüler. Sadece ben kardeşimi kaybetmedim annem ve babam da kızlarını kaybetti.
Ben, ben...
Bana gelince elimi, kolumu en büyük parçamı kaybettiğimi hissediyorum. Sensiz hep bi yanım eksik kalacak; en güzel en önemli parçasını kaybetmiş bir puzzle gibi.
Ama gözün arkada kalmasın bi'tanem annenin cenazede söyledikleri hala kulağımda onları asla yalnız bırakmayacağım senin yerini dolduramam tabiki ama yaralarını sarmaları için elimden geleni yapacağım.
Artık aynı havayı solumuyor aynı yeryüzünde yaşamıyor olduğumuzu düşünmek bile canımı böyle yakarken nasıl alışacağım sensizliğe bilmiyorum. Ama biliyorum ki gökyüzünden hep bizi izliyor olacaksın.
Seni çok seviyorum bi'tanem dualarımda ve kalbimde hep en büyük yere sahip olacaksın.
Nurlar içinde yat.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder