8 Eylül 2012 Cumartesi

Beni açıklayan tek derli-toplu kelime ''dağınık''.


        Dağınıklığı sevmediğimi söylemiş miydim? muhtemelen söylemişimdir. Çünkü yalandan pek haz eden bir tip degilim. Annem gittiğinden beri düzenli kelimesinin karşılığını bu evde bulamadım vurdum kendimi yollara, düzen aradım.

        Aslında beni açıklayan tek derli-toplu kelime ''dağınık'' duygularım, hayatım hatta vücudum bile; ellerimi bıraktığım yerde bulamıyorum sahi ellerini de mi alıp gittin? en çok onları özlüyorum. Al işte gene dağıldık dur dur o tarafa doğru dağılmayalım bari, gece yarısı evde tek başına duygusal moda geçmek kayalıklardan aşağı bakmak gibi bir etki içine sokabilir.

        Genelde yazılarıma bir anda başlayıp bir anda bitiren bir tipim sağdan başlayıp sola doğru yazıyorum bu normal mi?

         Annem uzun zamandır evimizde değil tatildeler, kendimi bir yandan büyümüş gibi hissetmekle birlikte; bir yandan da içten içe küçücük bir kız çocuğu gibi terk edildiğimi düşünüyorum. Her neyse her gün arayıp nerede olduğumu sormak yerine bugün ne yedin diyorlar, açlıktan ölmem herhalde mısır patlağından sandvıc yapıp hayatta kalmaya çalışıyorum (merak edenlere bakınız fotografı).



           Ne diyordum sahi dağınık duygularımdan bahsediyordum babama olan aşkımla, bakkalımız servet amcaya olan minnettarlığım çoğu zaman kol kola kutu kutu pense oynuyorlar kalbimde durum o kadar ki vahim anacım.

          Bu arada gecen gün kendimi küçük anne ilan edip pazardan aldığım semizotları bozulmasın diye dün salata yaptım peynir, domates falan karışık hoş bi'şeydi ama bozulmasın diye hepsini yapınca yiyemedim tabi attım gitti. Salatayı bile tutturamıyorum anne duyuyor musun beni? karnıyarığa burun kıvırdığım sütlacını ağzıma sürmediğim için çok pişmanım.

         Hazır yazımı anneye yakarış olarak adamışken bugün bütünleme sınavım vardı anne ben sınava gitmek yerine işyerine gidip yattım biliyorum hiç doğru şeyleri doğru yerlerde yapamıyorum affedersin. Bende okulu bitirebileceğimden emin değilim senin gibi neyse canım sağ olsun değil mi?

         Bu arada bu hafta çok içtim gene anne ama merak etme kendime ceza verip bu güzel cumartesi akşamını evde aşk filmi izleyerek geçiriyorum hemde yapayalnız beyaz atletimi giyip çoraplarımı paçalarımın üstüne çekerek.

        Aaa az kalsın unutuyordum gittiğinden beri balkona çıkmadığım için balkon hem çok pis hemde çiçeklerin solmuş aslında geçenlerde aylarca yetecek kadar su vermiştim ama doyumsuz bu bitkiler ya boş ver ben sana daha güzellerini alırım olur mu affettin mi beni anne anneee nys sn msqlsn glba .ss

                           
                                                      Not: seni seviyorum (minik kelebeğin)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder